Gayet uzun bir aradan sonra, bu dizinin yeni yazısıyla tekrar merhaba. Bir önceki yazıda ideal verinin neye benzediğine ilişkin bir çerçeve çizmeye çalışmıştım. Bu yazıda ise bu ideal veriye nasıl ulaşılacağı ve elde edilen verinin nasıl saklanacağına ilişkin kabul gören bazı yaklaşımlardan bahsedeceğim.
Farkettiğiniz üzere, doğru veriyi kullanmak analizin başarısı ve etkinliği üzerinde doğrudan söz sahibi. Bu nedenle, sorduğunuz soruyu cevaplamaya en uygun verinin özelliklerini en başta belirlemeli ve bu titizlikle hareket etmelisiniz. Ya da, elde edebildiğiniz veriler ideal özelliklerin bir kısmını karşılamıyorsa, o zaman da sorunuzu tekrar gözden geçirmeli ve gerektiği şekilde sınırlamalısınız. Bu yazıyla veriye ilişkin pratik bir konuya giriyoruz: veriye nasıl ulaşmalıyız ve veriyi nasıl saklamalıyız?
Bu konu size biraz basit ve gereksiz gelebilir: çoğu zaman ya elimizde bir veri dosyası vardır, ya sık kullandığımız (genellikle web tabanlı) bir veri tabanına başvuruyoruzdur, ya da bir Google aramasıyla veriye ulaşabiliyoruzdur. Ancak çoğu zaman elde ettiğimiz veriler işlenmiştir; yani budanmış, şekil değiştirmiş, veya özelliği bozulmuş veriler!







