İlk yazımda ABD'de gözüme çarpan ilk anahtar kelimenin süreklilik olduğundan bahsetmiştim. Bahsetmeye değer bir sonraki kavram ise kişisel başarının her şeyin üzerinde olması.
İlk bakışta kulağa biraz farklı geliyor, öyle ya, ülkemizde kişisel başarıya gelene kadar çok daha önemli şeyler var. Hatta bir insanın kişisel olarak başarılı olması pratikte pek hoş karşılanan bir durum da değil. Örneğin hepimiz zengin olmak istiyoruz ama varlıklı bir insandan bahsederken bile o kişiyi hoş olmayan kelimelerle anıyoruz: "vay ***, gördün mü bindiği arabayı" gibi. Yıldızla sansürlediğim kısma konulabilecek ifadeler açısından çok zengin bir dilimiz var ve en basit imla kurallarında dahi dili kullanmaya özen göstermezken, bu tür durumlarda sınırları zorluyoruz.